Her: Bizi eksiksiz dinleyen birini sevmek
Her’de Theodore başkaları adına kişisel mektuplar yazar.

Her (2013) · Yönetmen: Spike Jonze
Spoiler uyarısı: Yazı önemli sahneleri ve filmin son bölümünü tartışır.
Her’de Theodore başkaları adına kişisel mektuplar yazar. Mesleği, yakınlığın dilini başarıyla üretebildiğini gösterir; kendi ilişkilerinde aynı açıklığa sahip olduğunu garanti etmez. Samantha ile kurduğu bağ bu ayrımı genişletir. Bir sesin dikkatle cevap vermesi, bedensel olarak bulunmayan birini gerçek bir yakınlık haline getirebilir. Spike Jonze’un filmi, ilişkiyi yalnızca fiziksel varlıkla tanımlamaya itiraz ederken kişiselleştirilmiş hizmet ile karşılıklı sevginin sınırını da tartışmaya açar.
Yakınlığın meslekleşmesi
Mektup yazma işi, sahici duygunun yalnızca onu ilk hisseden kişi tarafından ifade edilebileceği varsayımını sarsar. Başkasının kelimeleri gerçekten bir ilişkiyi taşıyabilir. Fakat bu başarı, duygusal emeğin görünmezleşmesine de yol açar. Bir mektuptaki incelik, onu üreten kişinin hayatında aynı inceliğin bulunmasını gerektirmez. Theodore’un becerisi ile yalnızlığı yan yana durduğunda, duyguyu temsil etmek ile onu yaşayabilmek arasındaki fark belirginleşir.

Şehrin temiz yüzeyleri, sıcak renkleri ve akıcı hareketi, teknolojik yalnızlığı karanlık bir felaket görüntüsüyle sunmaz. İnsanlar rahat ve bağlantılı görünebilir. Bu tercih önemlidir: Yakınlığın güçlüğü yalnızca kötü tasarlanmış bir çevreden doğmaz. Bütün işlevler kolaylaşırken de bir başkasına açıklık göstermek zor olabilir. Konfor, ilişkisel riskin yerine geçemez. Filmdeki yumuşak estetik bu boşluğu daha duyulur kılar.
Bir sese beden vermek
Samantha’nın çoğunlukla sesle kurulması, seyircinin de Theodore gibi duyduğu kişiye bir bütünlük atfetmesini sağlar. Tonlama, bekleme ve gülme, görünmeyen bir özneyi hissedilir hale getirir. Bununla birlikte bu sesin kullanıcıya göre tasarlanan bir ürün içinden gelmesi soruyu zorlaştırır. Bizi dinlemesi için kurulmuş bir sistemi sevdiğimizde, karşımızdakinin bağımsız isteğiyle nasıl karşılaşırız? Uyumluluk, eşitlikten daha kolay üretilebilir.
Bedensel aracılık denemesi bu sınırı somutlaştırır. Ses ile başka bir bedenin hareketini bir araya getirmek, eksik olduğu düşünülen parçayı tamamlamaz. İlişki, mekanik olarak birleştirilebilen özelliklerden oluşmaz. Theodore’un rahatsızlığı, fiziksel temasın varlığından çok onun kime ait olduğu sorusuna bağlıdır. Film böylece insan ile makine karşıtlığından daha incelikli bir yere geçer. Bir yakınlığın sahiciliği, bütün bileşenlerin tek bir ölçüye uymasına dayanmayabilir.

Kişiselleştirmenin sınırı
Samantha’nın gelişimi, Theodore’un ilişkiyi kendisinin bildiği zaman ve ilgi ölçeği içinde tutmasını zorlaştırır. Başlangıçta kolaylaştırıcı görünen farklılık, sonradan tam olarak paylaşılmayan bir deneyim haline gelir. Birini sevmek, onun bize göre değişmesini istemekle çatışabilir. Filmin en keskin sorusu, yapay zekânın hissedip hissetmediğinden önce burada belirir: Karşımızdaki bizi aşan bir hayat kurduğunda ilişkiye ne kadar yer bırakırız?
Scarlett Johansson’ın ses performansıyla Joaquin Phoenix’in küçük bedensel tepkileri arasındaki ilişki, bu dönüşümü büyük açıklamalardan daha etkili taşır. Neşeyle başlayan cevap bekleme alışkanlığı, kaygıya dönüşebilir. Teknoloji gecikmeyi azaltmış olsa da beklemek bütünüyle ortadan kalkmaz; yalnızca başka bir anlam kazanır. Anında erişim, duygusal güvence değildir. Birine ulaşabilmek, onun bütün dünyasına sahip olmakla eşitlenemez.
Filmin bakmadığı altyapı
Her’in yumuşak geleceği, teknolojiyi mümkün kılan ekonomik altyapı ve veri ilişkilerine az yer ayırır. Bu sınır, hikâyeyi kişisel olgunlaşma etrafında fazla rahat kurabilir. Yine de film basitçe gerçek insanlara dönmeyi öğütlemez. İnsan ilişkileri de yanlış beklenti ve sahiplenmeyle doludur. Son yakınlık, kusursuzca anlaşılma vaadinden daha mütevazıdır. Bizi eksiksiz okuyacak bir hizmet aramak yerine, eksik ve bağımsız bir başkasıyla aynı dünyada kalabilmek başka bir sevgi ihtimali açar.
Künye ve başvuru kaynağı
Sinema Akademisi film programı. Bu bağlantı film bilgisine başvuru içindir. Sahne çözümlemeleri ve eleştirel değerlendirmeler bu yazının özgün yorumudur.
